11 Eylül 2010 Cumartesi

Ramazan Parladar

Geleceğe Dair Anekdotlar

İkinci Anekdot: Sinematografik

İ.C. Akimi’ye


karatabanlı, terliklerinden sızan kanla yaşıyor

arabesk biraz ve kolalı saçlarında

sondan okunan reklamların psikodinamiğini yokluyor

nihayetinde bir hazır sara nöbeti

sermayeden yiyen papazlar cennetinde


taram çengi getirin bana çengi

yedi renk tırnakları olsun sarı, mor, gri…

taram taram terlikleri olsun


elleri saçlarında sonra da

giyinik ya da çok başka giyinerek

ve gözlerinde izler var

dokunarak öğrenmiştir, öyle biliyor


vizigotlar, ostrogotlar, sol ayaklarıyla

üşüyen bir takım terliksi –fen bilgisi

derslerinden biliyorum- homurtulu

yabanarıları bir de

hepsini incile sığdıran keşişin

saçlarında okumuştum

taram

okumuştum


diyor ve sürünerek ardından gittiği

adamdan korkarak arabesk biraz

ve kolalı saçlarında fesleğen gizli

gibi alelade görünerek deliriyor


çam kokulu ormanlar, terliksiler,

terliklerimden sızan kan,

elton john’un son klibi,

hala kibar fahişeler, çenginin yedi renk

boyalı tırnakları…

koro tamam! şimdi bulutları uyandırmaya

geldi sıra, aşağıda, bir sahnede

ve sadece hayvanat bahçesinde

görebileceğiniz kadar kameraların olduğu

bir filme tanık olacaksınız

taram

hem de başrolünü sizin oynadığınız


diyordu son kez saçlarını tarayıp

gittiği kahvehanenin lavanta kokulu tuvaletinde


uzun olsun bu defa siparişler taram

gece uykusuz kaldığım gibi taram

taram taram taram

beni nasıl buldunuz

taram taram


tanımıyor artık terliklerinden sızan kanı


o ben değilim ki

ben sarhoştum ve geminin içindeki

şaraplardan haberim yoktu

bir keşiş geldi

ve bana vizigotları, ostrogotları

sol ayaklarıyla üşüyen bir takım

terliksiyi –fen bilgisi derslerinden biliyormuş-

ve yabanarılarını bir de okudu incilden


deyip uyudu


taram taram taram

ben uyumuyorum

bakın gözlerime göreceksiniz

o zaman ne kadar ürkek olduğumu

o zaman o zaman

okuyabilirsiniz incilin herhangi bir sayfasından

o zaman seçilebilirim, ohh my god!

taram taram


hâlâ uyuyor

sondan okunan reklamların psikodinamiğine

tutunarak en son bir afişte

görmüştüm terliklerinden sızan kanı

ve akrostişti biraz – karamsarlıktan-

aposteriori gidiliyordu caddelerden dükkanlara



(Karayazı, Mart-Nisan 2010, Sayı:10)

0 yorum: