Ramazan Parladar
Geleceğe Dair Anekdotlar
İkinci Anekdot: Sinematografik
İ.C. Akimi’ye
karatabanlı, terliklerinden sızan kanla yaşıyor
arabesk biraz ve kolalı saçlarında
sondan okunan reklamların psikodinamiğini yokluyor
nihayetinde bir hazır sara nöbeti
sermayeden yiyen papazlar cennetinde
taram çengi getirin bana çengi
yedi renk tırnakları olsun sarı, mor, gri…
taram taram terlikleri olsun
elleri saçlarında sonra da
giyinik ya da çok başka giyinerek
ve gözlerinde izler var
dokunarak öğrenmiştir, öyle biliyor
vizigotlar, ostrogotlar, sol ayaklarıyla
üşüyen bir takım terliksi –fen bilgisi
derslerinden biliyorum- homurtulu
yabanarıları bir de
hepsini incile sığdıran keşişin
saçlarında okumuştum
taram
okumuştum
diyor ve sürünerek ardından gittiği
adamdan korkarak arabesk biraz
ve kolalı saçlarında fesleğen gizli
gibi alelade görünerek deliriyor
çam kokulu ormanlar, terliksiler,
terliklerimden sızan kan,
elton john’un son klibi,
hala kibar fahişeler, çenginin yedi renk
boyalı tırnakları…
koro tamam! şimdi bulutları uyandırmaya
geldi sıra, aşağıda, bir sahnede
ve sadece hayvanat bahçesinde
görebileceğiniz kadar kameraların olduğu
bir filme tanık olacaksınız
taram
hem de başrolünü sizin oynadığınız
diyordu son kez saçlarını tarayıp
gittiği kahvehanenin lavanta kokulu tuvaletinde
uzun olsun bu defa siparişler taram
gece uykusuz kaldığım gibi taram
taram taram taram
beni nasıl buldunuz
taram taram
tanımıyor artık terliklerinden sızan kanı
o ben değilim ki
ben sarhoştum ve geminin içindeki
şaraplardan haberim yoktu
bir keşiş geldi
ve bana vizigotları, ostrogotları
sol ayaklarıyla üşüyen bir takım
terliksiyi –fen bilgisi derslerinden biliyormuş-
ve yabanarılarını bir de okudu incilden
deyip uyudu
taram taram taram
ben uyumuyorum
bakın gözlerime göreceksiniz
o zaman ne kadar ürkek olduğumu
o zaman o zaman
okuyabilirsiniz incilin herhangi bir sayfasından
o zaman seçilebilirim, ohh my god!
taram taram
hâlâ uyuyor
sondan okunan reklamların psikodinamiğine
tutunarak en son bir afişte
görmüştüm terliklerinden sızan kanı
ve akrostişti biraz – karamsarlıktan-
aposteriori gidiliyordu caddelerden dükkanlara
(Karayazı, Mart-Nisan 2010, Sayı:10)
0 yorum:
Yorum Gönder